başka biri…

dokunulmamış göğün göğsünde,
öpülmemiş dudaklarında avare yalnızlık.
adımlanmamış yollarında kaç kalabalık;
gibi yüzüme bakıyorsun bazen, anlamsız…
biri gibi bakıyorsun; başka / ve
yaşanmamış zamanların umudunda,
koparılmış gül yaprakları gibi ömrünün,
sonbaharında yorgun ve arsız bir silüet.
başka biri gibi bakıyorsun gökyüzüne.
kaç bulut takılmış gözüne.
rüzgarlar bile anımsamıyor,
kaç dal kırığı hapsetmiş toprağın kalbine.
dokunulmamış göğün göğsünde,
öpülmemiş dudaklarında avare yalnızlık.
adımlanmamış yollarında kaç kalabalık;
gibi yüzüme bakıyorsun bazen, anlamsız…
başka biri oluyorsun zaman zaman.
başka biri gibi bakman öylesine normal.
fakat yine de seni sevebilirim:
göçmen kuşların kanadına takılan umut.
>olamazdın sen, bir başkası. yani ellerime,
dokunmazdı böylesi yabancı. seçebilirdim
sözcüklerini öyle ya. kaç dal kırığı,
saplanmasaydı toprak diye kalbime.
01.ocak.2008

Mustafa Nazif