Archive for the 'Cam Kırıkları' Category

Yakıver Gitsin

Pazartesi, Haziran 30th, 2008

Gül

Sevdiğim, sevgimden bıktıysan eğer
Öfkeni üstüme döküver gitsin!
Senin öfken bile dünyalar değer
Şu gönül tarlama ekiver gitsin!
Nasipsiz doğmuşum sevgiden yana

İmrenerek baktım mutlu insana
Ölümüm mutluluk verirse sana
Bak, boynumda sicim, çekiver gitsin!

Hayatım senindir, ye iç güzelim
Sensiz geçen ömrüm bir “hiç” güzelim
Gözün çivi, sözün çekiç güzelim
Beni çarmıhına çakıver gitsin!
Yıllar yılı mutluluğu aradım
Bulamadım, için için ağladım
Diyorsan: “Yakmaktır benim muradım”
Tepeden tırnağa yakıver gitsin!

Khalit Khalilzade

Yüreğim Seninle Mühürlensin

Pazartesi, Haziran 23rd, 2008

Aradığım sendin güle dönerken şafaklar, küllenirken akşamlar…
Gül kızıllığında müjdeler aradım ebrulî bulutlardan hüzme hüzme süzülürken ışıklar.

Çöl benim içimde, acı benim içimde. Mecnun’un, geceler ve gündüzler boyu Leylî iniltilerini bir ney gibi dinleyen kum taneleri ayaklarımın altında ateş ateş çoğalırken, geceyi özlüyorum.

Gecelerde dolunaylar gibi doğasın diye ufkumda yâr!
Çölün sessizliğine düşerken yıldızlar, yüreğimin kuytularına serinlikler insin cennet cennet ne olur! Bir aslan avcısının çölün hür ufuklarında geceyi yorumlayıp da, “Ebedi ve ezeli Sevgilinin dört duvar arasına sıkıştırılamayacağını anladım.” deyişi gibi ben de gönül semalarımda yıldız yıldız beliren mühürlerine bakıp seni yaşamak istiyorum içimde ey sevgili!!!

(more…)

Dört İşlemde İnsan

Pazartesi, Haziran 23rd, 2008

insan

Kendini kendinle topla :
Herkes biliyor ki: Herkes için her şey olamazsın .Her şeyi bir anda yapamazsın. Her şeyi mükemmel yapamazsın.
Her şeyi herkesten iyi yapamazsın. Sen de herkes gibi bir insansın.
Öyleyse:
En azından, birisi için önemli bir şey ol. Bir anda sadece bir şey yap. Bir şeyleri hep eksik bırakacağını hatırla. Bir şeyi herkesten iyi yapmaya bak. Böylece hiç kimsenin “senin gibi” olamadığını gör. Herkesin herkes gibi olmaya çalıştığı yerde, sen “sen” ol, böylece herkesten daha iyi ol.
(more…)

başka biri…

Pazar, Haziran 8th, 2008

Başka biri

dokunulmamış göğün göğsünde,
öpülmemiş dudaklarında avare yalnızlık.
adımlanmamış yollarında kaç kalabalık;
gibi yüzüme bakıyorsun bazen, anlamsız…


(more…)

Şehrin Şehrayinleri

Pazar, Haziran 8th, 2008

kan gürültüsünden uyandı şehir
her damla kana bir can daha verdi şehir

Ne de çok kızgınsın. Ne de ürkek. Sanırım gözlerinin çapaklanması, rüzgara baktığındandır. Yoksa diğergâmlığın hali öyle ağlatmaz adamı. (more…)

Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma!

Pazar, Haziran 8th, 2008

Tanrı DErsem Çık ALlah dersem çıkma

Nükteler Kitabı (Lamure Yayıncılık, 2006) ve Kuşunu Arayan Kafes (Gündüz Kitabevi Yayınları, 2007) ten sonra karanlık geceyi yırtan üçüncü kurşun da geldi Mehmet Akbulut’tan: “Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma”

İlahiyi bulmak için terennüm edilen bir slogan “Tanrı Dersem Çık Allah Dersem Çıkma”.

“…Her şeyin zıttıyla bilindiği şu evrende böyle bir meselenin teline mızrap dokundurmak,” Bize ve okuyucuya bir şey kazandıracak mı?”sorusu, zihnimizi daima rahatsız etti. Fakat kabul etmek lazım ki bir ‘tanrılar’ meselesi var.”

(more…)

Dünyanın Yeni Bir Duaya İhtiyacı Var

Pazar, Mayıs 25th, 2008

dua Ben bu mayısı daha önce yaşamıştım. Henüz on yedi yaşındaydım ve dört yanlışın bir doğruyu götürdüğü zamanlarda “Bu kadına haddini bildirin” cümlesinin geleceğimize nasıl yön vereceğini duyar duymaz anlamıştım. Daha önce de partiler kapatılmış, krizler yaşanmış, kadın yüreğimiz yaşananlardan fena halde alınmıştı. Geçen yıllar içinde beklediklerim gelmemiş, ateş ağaçlarının dalları rüyalarımı gizlemek için eğildikçe eğilmişti. Hayata dair telaşlarımı eteklerime dolamış, Filistinli küçük bir kızın “Biz öleceğiz ve değişecek dünya” sözleriyle üç gece kendimi duvarlara vurmuş, turnusol kâğıdının ayırıcılığında yaşanan hayatlarda_iyi ile kötünün arasında_ dünyayı kurtaracak son düşün peşine düşmüştüm. Bir yanda küreselleşme, yüzyılın yeni savaşları ve mazlum coğrafyanın mağdur edilmiş ülkeleri… Diğer yanda Akabe Biatı, Uhud savaşı, “Okçular hedefinizi terk etmeyin” sözünün yankısı… Ben bu mayısı daha önce de yaşamıştım ama dünyanın seher vaktinin serinliğinde yapılmış bir duaya ihtiyacı olduğunun masalın ancak burasında anlamıştım.

(more…)

Aynı rüyayı görüyorsak, gördüğümüz rüya değildir

Çarşamba, Kasım 14th, 2007

rüyaDiyelim ki, bir uçurumdan aşağı yuvarlandığımızı korku ve dehşet içinde görüyoruz, ama ne kadar ilginçtir ki bunu ben, sen, o, diğeri, öbürü aynı anda ve aynı zamanda görüyor. Siz bu müşahede edilen şeye rüya diyebilir misiniz? Yahut tam aksine, beraberce eş zamanlı olarak yüce bir dağın doruğuna tüm zorluklarına katlanarak, tam düşecekken birbirimizin elini tutarak, ayağı kayana omuz vererek tırmandığımızı görüyoruz. Peki buna bir rüya diyebilir misiniz?

(more…)

Sana, Bana ve Hayata Aforizmalar

Çarşamba, Kasım 14th, 2007

kuş tüyüHayır ben bu dağların kuşu değilim. Yüreğim kanatlarımdan daha geniş çünkü…

  1. Zifiri karanlıkta, yoğun sis içinde varoluş merdivenini inen adam, ürperti ve endişeyle kendi koluna yapıştığında muhkem trabzana tuttuğunu sanıyor. Bu yanılgılı güvenç düşüşü kolaylaştırmaktan başka neye yarıyor? Düşüş, biteviye düşüş…

(more…)

hadi bir şeyler söyle

Cuma, Eylül 14th, 2007

Hayatın bir kırbacı olmalı, sorgularken beni şaklayan ensemde.
Issız bir çölün ortasında susuzken, dilim damağımda, unuttuğum susuzluğumu hatırlayamadım.
Eksikliğini hep hissettiğim yitiğin/susuzluğun bir çölün ortasında dahi aklıma gelmeyişi, hayatın güzel taraflarına kayışı zihnimin, bir seraba kapılıp gidişim, kaybettiğim yolumu aramak yerine, oturup kumdan kaleler yapmak gibi.. (more…)