Gerçekten ne düşündüğümü bilmek istiyor musun?

Salı, Aralık 9th, 2008

Düşündüm ve aşkına geldim… Dün koskoca bir meydanda Kurbanlık ararken meğer kendimi arıyormuşum… Geçmişte bıraktığım birkaç yılda, üstümde hatıraların eskittiği eski bir paltoyla eskimeyen yüzünü, yüzüme döndürmediğimi fark ettim. Közlenmiş hayatımı sükûta sığdırırken, bu kahreden hüznümü de geride bırakmışım…

Döndüm ve aşkına geldim… Sadece iki defa seçim yaptım ve bu seçimleri yaparken etrafımda endişelenecek kimse yoktu. Sadece ben hissettim, sadece ben düşündüm, sadece ben bir şey yaptım. Kendime bile açıklayabileceğim bir nedenim yok. Rüyadaki bir kahraman gibi hareket ettim ve sessiz sedasız âlem-i gayba terk olundum…

insan, yeniden…

Cumartesi, Ekim 11th, 2008

Gelenler gitti, gidenler dönmedi. Bir vefa eli uzatmaz mısınız geride kalmışlara? Kalmayıncaya kadar hiç kimse arkada… Uzatın ellerinizi, uzatın; gerilere, en gerilere! Acımayana acınmaz. Kurtarmayan kurtulamaz. Kurtulamayan kurtaramaz. Merhamet, işte odur yıkılmışların can aktivitesi.Ama güzel laf değil, vicdan gerek, vicdan!

Bende fena düştüm Allah’ım! Görüyorsun; en batak ve en çorak zeminlerde çırpınıp duruyorum. Kâh sağa fırlıyor, kâf sola devriliyorum… Ve biliyorsun; ışığın gözünde bulunuyor, fakat körler gibi sürüm sürüm yaşıyorum. N’olur bahtına düştüm Allah’ım; düştüm diye öldürtme beni isyanına… Ve gayrı bundan öte süründürme, zaten halsizim ve bütün bütün solmuşum. Yetiş rahmetinle imdadına. Sarıver etrafımı, ellerimi tut hidayetine erdir. Değil mi ki bugüne kadar, hep sen inâyet ettin, daima sen lutfettin ve yalnızca sen affettin. Değil mi ki senden başkasına secde etmedim, Allahım demedim. Ve hem madem ki şu ana kadar hep hatalarımı kapattın; ben de kapattım. öyleyse; de bana o gün: “Git şimdi, affettim”, ey günahkârı da seven Rabbim!..